top of page

BASINA VE KAMUOYUNA

2 dakika önce
2 dakikada okunur

Bir süredir kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılmakta olan yeni taş ocağı izni verilmesi meselesini, bu meslek grubunu bünyesinde barındıran kamu kurumu niteliğindeki bir meslek örgütü olarak yakından takip etmekteyiz.


Öncelikle ifade etmek isteriz ki; sanayiye hammadde sağlayan iki temel sektörden biri konumundaki madencilik sektörü, günübirlik kararlarla ve gelişigüzel yapılan değerlendirmelerle yönetilemez.


Bahse konu sektör, ülkemizde her gün sorunlar yumağı haline gelen birçok meselenin çözümünde önemli bir rol oynayabilecek potansiyele sahipken; yaratılan çevresel tahribatla, alınan adaletsiz kararlarla ve toplumu rahatsız eden uygulamalarla gündeme gelmemelidir.

Tam da bu gerekçelerle Odamız, 2014 yılında dönemin Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sn. Dr. Sibel Siber’in yazılı talebi üzerine "Kuzey Kıbrıs Taş Ocakları Değerlendirme Raporu’nu hazırlamış ve 24 Nisan 2014 tarihinde, beş maden mühendisi üyemizin imzasıyla Cumhuriyet Meclisi Çevre Komitesi’ne sunmuştur.


Mecliste temsil edilen tüm siyasi partilerin temsilcilerinin yer aldığı bu özel komitede değerlendirilen raporumuz, oy birliği ile kabul edilmiştir.


Ardından 2015 yılında, CTP-UBP Hükümeti döneminde hükümetin talebi üzerine Odamız, bu rapordan elde edilen sonuçlara bağlı olarak "Taş Ocakları Düzenleme ve Denetleme Tüzüğü’nün hazırlanmasına öncülük etmiş ve tüzük 2015 yılında yürürlüğe girmiştir.

Madencilik ve taş ocakçılığı konusunda ülkemizde yürürlükte bulunan bir önceki tüzüğün 1958 yılında yürürlüğe girdiği düşünüldüğünde; 2015 yılında büyük bir toplumsal uzlaşıyla yürürlüğe giren bu yeni tüzüğün, İngiliz Yönetimi döneminden sonra hayata geçirilen ilk tüzük olduğu unutulmamalıdır.


2014 yılında hazırlayıp Cumhuriyet Meclisi’ne sunduğumuz raporda da belirttiğimiz üzere, mevcut kırma kum-çakıl ocaklarının sayısı ve kapasitesi ülke ihtiyacını karşılamaya fazlasıyla yeterlidir. Bu husus, artık konuyla ilgili tüm paydaşların üzerinde uzlaştığı toplumsal bir konsensüstür.


Bu çerçevede Odamızın görüşü; taş ocağı sayısının artırılması değil, çevresel değerler ve ekonomik gelişmeler dikkate alınarak azaltılması gerektiği yönündedir. Bunun yanında, mevcut mevzuatımızda yapılması gereken düzenlemeler varsa Odamız, geçmişte olduğu gibi bugün de hiçbir karşılık beklemeksizin ülkemize katkı sağlamaya ve toplumsal bir uzlaşıyla bu hayati sektöre yönelik düzenlemelerin yapılmasına öncülük etmeye hazırdır.

Sonuç itibarıyla, ülkeyi yönetenleri bir an önce alınan bu hatalı karardan dönmeye ve içinden geçilen bu hassas dönemde yeni gerilim noktaları yaratmamaya davet ediyoruz. İhtiyacımız olan şey yeni bir taş ocağı açılması değil, mevcut ocakların günün koşullarına uygun bir şekilde işletilmesi ve denetlenmesidir.


Kamuoyuna saygıyla duyurulur.



KTMMOB

Yerbilim Mühendisleri Odası

Yönetim Kurulu


 
 
 

Yorumlar


bottom of page